Skip Navigation Links
 
  11/13/2006

AÇIK DEĞİL! KATMA DEĞER ÜRETEN DIŞ TİCARET
Türkiye uzun yıllar sonra kesintisiz büyüme trendine girdi. Başta AB, IMF olmak ...
  26.01.2006

AB, Basel II, KOBİ’lerin YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Yapısal dönüşümünü tamamlamaya çalışan Türk ekonomisinin kırılgan ayaklarından b...
  14.11.2005

DEMOKRATİK ENSTRÜMAN OLARAK İŞ DÜNYASI FEDER
Türkiye siyasi ve ekonomik istikrar anlamında şanslı birkaç yılı arka arkaya yaş...
 
 
ESİDEF, ÜYE DERNEKLERİ GENEL SEKRETERLERİYLE AYLIK TOPLANTISINI İGİD 15.02.2008 DE İZMİRDE YAPILDI. İZİADIN LİDERLİĞİNDE 25 NİSANDA TEPEKULE KONFERANS VE SERGİ SALONUNDA "TÜRKİYENİN GÜNCEL ENERJİ POLİTİKALARI VE ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI" KONULU KONFERANSA KATILIMLARINIZI BEKLİYORUZ. 14-15 MAYIS 2008 AFRİKA DIŞ TİCARET KÖPRÜSÜNÜN ÜÇÜNCÜSÜ EGEYİ HEYECANLANDIRDI.SADECE İZMİRDE 1,5 MİLYON DOLARLIK YATIRIM GORUSMELERİ YAPILDI.
Ramazan DAVULCUOĞLU 11/13/2006
AÇIK DEĞİL! KATMA DEĞER ÜRETEN DIŞ TİCARET
Türkiye uzun yıllar sonra kesintisiz büyüme trendine girdi. Başta AB, IMF olmak üzere biraz da dış dinamiklerin etkisi ile hep ertelediği yapısal dönüşümde adımlar atıldı.

Türkiye uzun yıllar sonra kesintisiz büyüme trendine girdi. Başta AB, IMF olmak üzere biraz da dış dinamiklerin etkisi ile hep ertelediği yapısal dönüşümde adımlar atıldı. Türk ekonomisinin hastalık doğuran paradigmaları değiştikçe dengeler düzen tutmaya, makro göstergeler nefes aldırmaya başladı. Yapısal önlemler, AB üyelik süreci, olumlu trendi sırtladı. Sapma da gösterse enflasyon ve faizlerdeki düşüş, ekonominin anomali halinden çıkmasında etkili oldu. Türk halkına bugüne kadar ezberlettirilen ‘düşük enflasyon için düşük büyüme’ tezinin aksine Türk ekonomisi son yıllarda hem enflasyonu indirdi hem de ciddi oranlarda büyümeyi başardı. İç ve dış konjonktürden cesaret alan yabancı sermaye Türkiye’ye ilgi gösterdi, gösteriyor. Türk menkullerine, firmalarına, gayri menkullerine  yabancı ilgisi çok diri. Türkiye’ye giren sermaye büyümeyi motive eden etkenlerden. Büyümeyi sürükleyen diğer önemli unsurlar ise Türk iş dünyasının kaybettiği yatırım heyecanına tekrar kavuşuluyor olması ve iç piyasayı diri tutan fena sayılmayacak tüketim eğilimi.

 

‘2007 ZOR OLACAK AMA İYİMSERİZ’

Ancak ‘işler yolunda’ demek için henüz erken. Türk ekonomisinin karakteristik özelliği kırılganlık aşılamadı. İç ve dış siyasal gelişmeler ekonominin yönüne derinden etki ediyor ve cari açık her zamankinden daha fazla korku veriyor. Yıl sonunda 30 milyar doları aşması beklenen cari açık bizim gibi gelişmekte olan ekonomilerin kaldıramayacağı boyutta. Cari açık merkezli senaryolar, yatırımcıları endişelendiriyor. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya belki de tarihinin en kritik döneminden geçiyor. Irak’taki istikrarsızlık, İran ve Suriye odaklı gergin gelişmeler. Başta Fransa, Kıbrıs olmak üzere  yükselen çatlak sesler ve AB ile gerilen ipler, kırılgan ekonominin kaygan zeminini oluşturuyor. Ayrıca 2007 yılının Türk politik hayatı açısından iki büyük seçime sahne olacak olması piyasalar açısından bazı belirsizlikleri beraberinde getiriyor. Hükümet’in seçim ekonomisi uygulanmayacağını ısrarla belirtmesi ve bugüne kadar bu taahhüdü ile çelişmemesine rağmen 2007’nin özel olacağı kesin. Türk ekonomisinin son yıllarda girdiği olumlu trendin devamı için ekonomi yönetimi doğabilecek olumsuzluklara karşı çok seçenekli senaryolar oluşturmalı ve ciddi bedeller ödenerek gelinen bugünkü iyileşme riske edilmemelidir.

 

BÜYÜMENİN DEVAMLILIĞI DIŞ TİCARETLE MÜMKÜN

Seçim yılı olması ve AB müzakere sürecinde yaşanabilecek olumsuzlukların dengeleri istikrarsızlaştıracağı ihtimali işletmelerin kısa vadeli perspektiflerini yeniden gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır. En azından paranın daha tedirgin olacağı varsayımından hareketle işletmelerin risk algılamalarını iyi belirlemeleri, kötü sürprizlere hazırlıklı olmalarını sağlar.  Krizlere karşı şaşırtıcı bir mukavemete sahip KOBİ ’ler riskleri içine kapanarak, küçülerek değil aksine hedeflerini büyüme yönünde revize ederek hazırlanmalılar. İstikrarlı büyümenin ise ancak dış ticaret desteği ile mümkün olacağından hareketle dış ticaret, 2007’de işletmelerin en önemli gündemi olmalıdır. 

 

Kurulduğu günden bugüne tüm duyargalarını dış ticarete açan ESİDEF, Ege ve Batı Akdeniz’deki 15 işadamı derneği ve bu derneklere üye 1500 sanayici ve işadamını, dış ticarete motive etmek amacı ile iki organizasyonda etkin rol oynadı. ESİDEF üyesi bulunduğu TUSKON (Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu)  tarafından düzenlenen Afrika ve Avrasya merkezli iki dev organizasyona katılarak üyelerinin dış ticaret vizyonlarına eşsiz katkılar sağladı.

 

 

TUSKON VE ESİDEF’İN DIŞ TİCARET MİSYONU

Türk dış ticareti açısından da tarihe kayıt düşülen bu organizasyonlardan ilki, Türkiye’de Afrika hedef alınarak yapılmış en büyük dış ticaret etkinliği olan Afrika-Türkiye Dış Ticaret Köprüsüydü. Afrika’nın 30 ülkesinden 500’ün üzerinde firma ve işadamının katıldığı organizasyona ESİDEF üyesi 250 firma ile katıldık. İstanbul’da gerçekleşen organizasyon sonrasından bazı Afrikalı iş heyetlerini bölgemizde ağırladık ve ekonomik potansiyelimizi yerinde tanıttık.

 

ESİDEF ’in geniş katılımı ile destek verdiği diğer organizasyon ise Avrasya-Türkiye Dış Ticaret Köprüsüydü. TUSKON tarafından düzenlenen dış ticaret etkinliğine 12 Avrasya ülkesinden 600 işadamı katıldı. Bir çok ESİDEF üyesi zaten iş yaptığı coğrafyada etkinliğimizi artırmak adına ciddi kazanımlar sağlayan programa 300 üye işadamı katıldı. Bu iki organizasyonunun, başarılarına yönelik yankılar da hala devam etmektedir.

 

ÜRETİM -YATIRIM CEZALANDIRILMAMALI

Ekonomi yönetimi, dış ticaret bürokrasi tarafından da destek gören organizasyonların devamı konusundaki TUSKON yönetiminin iradesi oldukça önemlidir. ESİDEF’’in de varlığı ile güç verdiği bu irade, Türk işletmelerini özellikle de KOBİ ’leri ihracatçı yapmayı hedeflemektedir. Ayda ortalama üç milyar dolar cari açık veren Türk ekonomisinin, TUSKON ve ESİDEF gibi oluşumların ihracat eksenli yaptığı girişime her zamankinden daha büyük ihtiyacı vardır.

 

Dış ticaret dengelerinin açık değil katma değer üretir hale gelmesi için işletmelerin iradesinin yanında konjonktürün de uygun hale getirilmesi kaçınılmazdır. TUSKON ve ESİDEF gibi sivil inisiyatiflerin iyi niyetli girişimleri, ihracatı motive edecek yapısal adımlar ile desteklenmelidir. Türk iş dünyası,dış ticaretteki dengeleri sadece kur hesapları ile tutturulabileceğinin nasıl bir yanılgı olduğunu fatura ödeyerek öğrenmiştir. Dış ticarette daha doğru ifade ile ihracatta asli başarının yolunun, yatırım ortamının iyileştirilmesinden geçtiğini artık çok iyi biliyoruz. Üretimin, yatırımın risk olmaktan çıktığı, ağır vergiler ile cezalandırılmadığı bir ortam, Türk ihracatçısının elini güçlendireceği gibi ithalatın bugünkü cazibesini de kıracak, dış ticaret dengeleri sağlam bir zemine kavuşacaktır.

 

Sağlık ve başarı dileklerimle.

 
Şair Eşref Bulvarı Sınmaz Boyalı İş Merkezi No:28 Kat:7 Çankaya/İzmir - Türkiye
Tel: 0 (232) 445 40 25  Fax: 0 (232) 445 40 27